Fıtrî Kulluk

 İnsan henüz dünyaya gelmeden önce Rabbi tarafından "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" sorusuna muhatap olmuş ve "Evet (buna) şahit olduk" cevabını vererek buna şehadet etmiştir. Burada insanın kendisine şahit tutulmasından kasıt, tek bir yaratıcının varlığını kabulün onun yaratılışında fıtratına işlenmiş olmasıdır. Her doğan insan bu yaratılışından ve kabul-şahitliğinden dolayı İslam fıtratı üzere doğar. Fıtratını muhafaza edebilen, selim bir fıtrat üzere olan her insan Allah'ın varlığını kabule yönelir. Kendini yetiştirenler; ana-babası, yolundan gittiği ataları her ne kadar sapkın yollarda olsalar, çocuğun fıtratını bozmaya yönelik onu eğitseler de insan kendisine doğuştan verilen bu meylinden ve bulunduğu şahitlikten dolayı öncekilerin yaptıklarını inkarına bahane olarak sunup sorumluluktan kurtulamaz. Veyahut dini emirler kendisine hiç ulaşmamış bir insan olsun. Bütün bunlardan habersiz olduğunu söylese bile kulluğun fıtri boyutundan yani Rabbi kabulden sorumluluğunu inkar edemez.


2 Mayıs 2024

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İlahi Terbiye:İmtihan

Hakkı müdafaa