Basiret Körlüğü
Küçük Prens kitabında "Gözler kördür, insan ancak yüreğiyle baktığı zaman görebilir" der Antoine de Saint-Exupéry. Sık sık konuşulan edebiyat kitaplardan biri olan bu kitabın yine çok sevilen ve beğeniyle paylaşılan bir cümlesidir. Bu kitap hakkında konuşulanlardan biri de her okunduğunda ve insanın her yaşında farklı mesajlar çıkaracağıdır. Bazı cümlelerin üzerinde uzun uzun durulur, analizler yapılır. Elbette cümlenin güzelliği veya doğruluğunu inkar edemeyiz. Edebi bir eser olarak insanlara anlaşılması veya incelenmesi daha kolay da gelebilir. Fakat bir beşerin yazdığı bu kitaptaki aynı etkileyiciliği ve derinliği insanların yaratıcılarının kendilerine bir öğüt ve yaşam rehberi olarak gönderdiği kitapta bulamamaları o kitaptan uzak olmalarından başka hangi sebepten olabilir? Edebiyat elbette insanın ufkunu açar ve insana incelik katar fakat Müslümanlar olarak edebi bir metnin cümlelerinin üzerinde durup analiz ettiğimiz kadar Kur'an'ın üzerinde durup acaba bu hitabın sahibi olan Allah, muhatap olan bana ne anlatmak istiyor diye düşündük mü?
Küçük Prensteki "gözlerin kör olduğu ve ancak insanın yüreğiyle baktığında görebileceği" ile alakalı cümleye bakınca Kur'an'daki, insanın hakikati görmesindeki asıl engelin gözlerindeki körlük değil yüreğindeki körlük olduğunu açıklayan şu ayet kaç kişinin aklına gelir.
"Gözler kör olmaz, kör olan ancak göğüslerdeki basiretlerdir" Hac-46
Yorumlar
Yorum Gönder